Skip to content

doremusic

Müziğin Gündeminde Kadın

Kasım 6, 2011 - Kültür-Sanat

İstanbul Modern’de devam etmekte olan “Hayal ve Hakikat – Türkiye’den Modern ve Çağdaş Kadın Sanatçılar” sergisine paralel olarak sürdürülen farklı sanatçıların davet edildiği söyleşilerde dün müzik yazarı Evin İlyasoğlu’nun moderatörlüğünde ünlü piyano virtüözü İdil Biret ve genç besteci Zeynep Gedizlioğlu vardı.

“Müziğin Gündeminde Kadın” başlıklı müziğe ayrılan bu söyleşi İlyasoğlu’nun tarihsel süreçte konuyu ele almasıyla başladı. İdil Biret kendi sanat yaşamından ve müzik tarihinden örnekler vererek kadın ve erkek sanatçıların aynı şekilde çalışması gerektiğini, bakılması gerekenin doğru teknik ve kaliteli icra olduğunu vurgulayarak; “Kadın – erkek bunu unutmak lazım. Clara Schumann’dan beri, bestecilerde daha fazla olabilen tabu icracılar için yok denebilir, kaliteye bakılıyor” dedi. Biret bugün dış görünüşe, giyim kuşama verilen önemi de eleştirerek; “Bunun icrayla alakası yok. Şimdi yaşasaydı Mozart’ın da dıştan bakıldığında şansı olmazdı” diyerek biçimin sanatın önüne çıkarılmaması gerektiğini belirtti.

Gedizlioğlu, Türkiye’deki konservatuar eğitiminden gayet donanımlı olarak gittiği Avrupa’da da umduğunun çok üzerinde görgü bilgi kazandığını anlatarak, 21 yüzyılın kadın bestecisi olarak Avrupa da bile kadın olmanın dikkat çektiğini söyledi. Gedizlioğlu, erkek egemen toplumda yer bulmaya çalışan kadın sanatçılar için pozitif ayrımcılığa karşı çıkmadığını belirtti. O da İdil Biret gibi kalitenin esas olduğunun altını çizerek; “Benim çaba gösterdiğim şey müzik diliyle kendimi, duygularımı ifade edebilmek. Bunun kadın olmakla ilgisi olduğunu düşünmüyorum varsa da buna kafa yormuyorum. Eser öyle bir düzeye çıkmalı ki bu ayrımlar akla bile gelemesin” dedi.

 

Söyleşide Biret’in icrası ve Gedizlioğlu’nun bestesi sanatçıların açıklamalarıyla birlikte dinlendi. Soru – cevap kısmında Evin İlyasoğlu, Atatürk Kültür Merkezi’nin kapalı olması karşısında tepkisini dile getiren bir dinleyiciye ve salona konser salonlarının durumu hakkında bilgi vererek özellikle orkestra çukuru olmayan bir dünya kenti İstanbul’da operanın eser icra edemediğini, ufak prodüksiyonlar yapabildiğini bunun kabul edilemezliğini açıkladı. İdil Biret’te tepkinin hep birlikte verilmesi gerektiğini söyledi.